LİBYA'DAN DÖNEN TÜRK İŞÇİLERİN DİKKATİNE

Son zamanlarda Kuzey Afrika, Ortadoğu ve bazı Asya ülkelerinde yönetim karşıtı protestolar ülke genelinde yaygınlaşmış ve bazılarında da çatışmaya dönüşmüştür. Özellikle Libya’da yaşanan olaylar ülkeyi iç savaşa sürüklemiştir. Bu sebepten ötürü Libya’ya çalışmak üzere giden Türk işçileri zorunlu olarak Türkiye’ye dönmüşlerdir.

İç savaş ve geri dönülmesi nedeniyle çalıştıkları firmalardan ücretlerini alamayan çok sayıda vatandaşımız bu sebepten ötürü Kurumumuza yoğun bir şekilde başvurmaktadır.

Bilindiği üzere Libya’ya çalışmak amacıyla giden Türk işçileri çalıştıkları firmanın Türk veya Libya’lı olmasına göre iki ayrı sözleşme imzalamaktadır.

İşçinin çalıştığı firma Türk firması ise; işçi ve veren arasında “Libya’da Çalışan Türk İşçileri İle Türk İşveren Arasında İş Sözleşmesi” yapılmaktadır.

Bu sözleşmeye göre işçi ile işveren arasında doğan bir ihtilafın çözümünde hangi hukukun uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun, İş Sözleşmeleri Başlığı altında bulunan 27nci maddenin 2 nci fıkrasında “Tarafların hukuk seçimi yapmamış olmaları halinde iş sözleşmesine, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması halinde, bu işyeri mutad işyeri sayılmaz.” ve aynı maddenin 3ncü fıkrasında ise “İşçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.” denilmektedir. Buna göre Türk işçilerinin dava açmak istemeleri halinde, işverenin Türkiye’deki ikametgâhının veya şirket merkezinin bulunduğu şehrin mahkemeleri ile icra dairelerine başvurmaları gerekmektedir.

İşçinin çalıştığı firma Libya firması ise, işçi ve işveren arasında “Libya’da Çalışacak Türk İşçileri İle Yabancı İşveren Arasında Geçerli Bireysel İş Sözleşmesi” yapılmaktadır.

Bu sözleşmeye göre işçi ile işveren arasında doğan bir ihtilafın çözümünde hangi hukukun uygulanacağı sözleşmenin 18nci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede “İşveren ile işçi arasında ister bu iş sözleşmesinde isterse bu sözleşmede belirtilmeyen iş ilişkilerinden doğan ihtilaflarda “işveren” ile birlikte “işveren vekili” de sorumludur. İhtilaf durumunda çalışılan ülkenin idari ve adli makamları yetkilidir. Ancak, işverenin ad ve hesabına Kurumca işlem yapılması halinde Kurumun sorumluluğunun olmayacağını taraflar kabul eder.” denilmektedir. Buna göre Türk işçilerinin sözleşmeden doğan ihtilafları için Libya mahkemelerinde dava açmaları gerekmektedir.

Sonuç olarak; Libya’da çalıştıkları sürelerde ücretlerini alamamaları nedeniyle mağdur olan vatandaşlarımız, ellerinde bulunan bilgi ve belgelerle Türkiye ve/veya Libya’da dava açmaları gerekmektedir.

Son Güncelleme: 10 Nisan 2011 Pazar 08:51